Oruç ve beslenme düzeni
Oruç ayı, Adıyaman’da sofraların kalabalıklaştığı, aile ve komşuların bir araya geldiği bir dönemdir. Bu dönemde öğün sayısı azalır, uzun açlık süreleri ve ardından yoğun iftar sofraları gelir. Doğru planlanmadığında hazımsızlık, halsizlik ve kilo artışı görülebilir. Kronik hastalığı olan, ilaç kullanan, gebe ya da emziren kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka hekimlerine danışması gerekir.
Sahuru atlamamak
Sahur, gün boyu enerjiyi korumak için önemlidir. Yumurta, peynir, zeytin, domates, salatalık ve tam tahıllı ekmekten oluşan bir kahvaltı ya da yoğurtlu bir çorba uygun seçeneklerdir. Çok tuzlu ve baharatlı yiyecekler gün içinde susuzluğu artırabilir. Sahurda bol su içmek ve şekerli içeceklerden uzak durmak önerilir.
İftar sofrasını dengelemek
İftarı su ve hafif bir başlangıçla açmak, ardından çorba ile devam etmek mideyi rahatlatır. Ana yemekten önce kısa bir ara vermek, aşırı yemeyi önler. Ana yemekte sebze ve protein ağırlıklı seçimler, yanında salata ve yoğurt tercih edilebilir. Kızartma ve şerbetli tatlıların her gün değil, ara sıra ve küçük porsiyonlarla tüketilmesi dengeyi korur.
İftar ile sahur arası
Bu sürede su tüketimini yaymak, meyve ve süt ürünlerinden oluşan hafif bir ara öğün yapmak faydalıdır. Akşam yürüyüşü sindirime yardım eder. Oruç döneminde kişisel bir plan isteyenler diyetisyenle görüşebilir; şeker hastalığı gibi durumlarda planın hekimle birlikte yapılması şarttır.